IBBY Türkiye’den Yaratıcı Bir Proje: İyileştiren Hikâyeler

IBBY Türkiye’den Yaratıcı Bir Proje: İyileştiren Hikâyeler

IBBY (Uluslararası Çocuk Kitapları Kurulu) Türkiye temsilcisi olan Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği (ÇGYD) Yönetim Kurulu Başkanı, akademisyen, yazar Nilay Yılmaz, Kahramanmaraş Nurhak’ta gerçekleştirdikleri pilot çalışmayı anlatıyor. Okullarda öğrencilerle birlikte yapılabilecek yaratıcı etkinlikleri örnekliyor.

Hem bağımsız hem de Uluslararası Çocuk Kitapları Kurulu (IBBY) temsilcisi olarak çalışmalarına devam eden Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği (ÇGYD) 1994 yılında kuruldu. IBBY ise merkezi Zürih’te olan ve 1953 yılından beri dünya çocuk edebiyatına hizmet veren bir platform. Sivil toplum kuruluşu gibi çalışan ve pek çok üyesi olan bir dernek. Tıpkı ÇGYD gibi yazarından çizerine, çocuklar için üreten herkesi kucaklayan bir yapıda.

Dünya çocuk ve gençlik edebiyatının Nobel’i diyebileceğimiz, edebiyata hizmet verenleri destekleyen, görünür hale getiren Hans Christian Andersen Ödülü, IBBY Onur Listesi, Asahi Fark Yaratan Okuma Projesi Ödülü, Astrid Lindgren Anma Ödülü-ALMA gibi ödüller veriyor. “I-Read Fark Yaratan Okuma Projesi Yürütücüsü” ise bireylere yönelik bir ödül. Yapmak istediğiniz, fark yaratacağını düşündüğünüz bir okuma projesini aktivist ve eğitimci olarak bireysel bir başvuruyla, ÇGYD aracılığıyla sunabilir ve bu platformda destek bulabilirsiniz.

Ödüllerin yanı sıra IBBY’nin birçok destek fonu da var. “Children In Crisis Fonu” doğal afet, savaş, sivil karmaşa içindeki çocuklara, ülkelere projelerinde destek oluyor. “Yamada Fonu” da okuma kampanyaları, kütüphane kurulumları, çeşitli eğitim ve atölyeleri kapsayan bir fon. Biz de Türkiye olarak bu fondan -ne yazık ki 6 Şubat Depremleri nedeniyle- yararlandık.

“Suyun Doğal Senfonisi”

Bizi çok heyecanlandıran, besleyen, bir başlangıç olarak gördüğümüz; eğitimcilerle, yazar ve çizerlerle nasıl devam ettirebiliriz diye hayaller kurduğumuz bir proje, “Suyun Doğal Senfonisi”. Akan, hareket eden, iyileştiren hikâyeler olarak düşündük bunu. Su da deprem kadar önemli bir konuydu bizim için. Çünkü Kahramanmaraş bir su şehri, ama bir o kadar da kültür ve edebiyat şehri olarak anılan, Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri. Birleşmiş Milletler’in 2025’i Buzul Koruma Yılı olarak ilan etmesinin ardından, madem bir su şehrinde böyle bir felaket yaşandı ve depremle birlikte su kaynaklarının yeri değişti, biz de suyun izini Kahramanmaraş’ta sürelim, dedik. Deprem sonrasında olanları, olmayanları, yitirilen ya da hâlâ korunan kültürel değerlerini analım istedik.

“Suyun Doğal Senfonisi”ni photovoice tekniğiyle, Nurhak Belediyesi Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi’nde uygulamaya karar verdik. İsminden de anlaşılacağı üzere bu tekniğin içinde fotoğrafın sesi var, ama bu sadece bir fotoğrafa bakıp onu konuşmak, konuşturmak ya da o fotoğrafta neler olduğunu anlatmaktan ibaret bir yöntem değil. Akademik olarak da geçerliliği olan, hem bireysel hem de toplumsal değişim aracı olarak kullanılan bir araştırma yöntemi. Bireylerin de toplumların da yaşadıkları sorunların güçlü ve zayıf yanlarını ortaya çıkaran, duyulmayanı duyuran, görülmeyenin görülmesini sağlayan; bunu fotoğraflar aracılığıyla yapan, işin içine edebiyatı, yazıyı da katan, dışavurumcu sanatın tekniklerinden biri.

Projemizi yaklaşık 2 aylık, 40 saatlik bir çalışma olarak yapılandırdık. Bu teknikte bir soruyla yola çıkıyoruz ve sorduğumuz sorunun yanıtını görselle anlatmalarını istiyoruz. Bu soruyu Kahramanmaraş için şöyle kurguladık: “Senin için Kahramanmaraş, Nurhak’ta su gibi akan, duran, donan ya da buharlaşan neler, kimler var? Bunları fotoğraflarla anlatabilir misin?”

Photovoice Tekniğinde Adımlar

  1. Amacı ve hedefleri belirleme: Neyin daha görünür olmasını istiyorum?
  2. Araştırma sorusunu tanımlama.
  3. Süreci yapılandırma, yapılacak işlerin kontrol listesi.
  4. Hepimizin hemfikir olduğu kapsayıcı bir grup sözleşmesi oluşturma.
  5. Fotoğrafçılık, çekim teknikleri, etik noktalar, kurallar, makine kullanımı.
  6. Görselleri algılama biçimimizle ilgili örnek uygulamalar.
  7. Ortak hikâye bulmayla ilgili örnek uygulamalar.
  8. Görsel ve bilişsel kompozisyonlar oluşturma.
  9. Gerçek, sembolizm ya da düzenlenmiş hikâye uygulamaları: Sorunun peşinden giderken gerçek bir şey mi çekmeliyim yoksa semboller mi kullanmalıyım?
  10. Fotoğraf çekim pratikleri.
  11. Araştırma sorusu hakkında kavramsal çalışmalar: Soruyu geliştirme, eleştirel düşünme…
  12. Sahada fotoğraf çekimi.
  13. Bireysel fotoğraflar.
  14. Gruplamalar, ana temaları belirleme, seçim yapma.
  15. Sergi.

Çalışma, Maarif Modeli’ndeki 20 kavramsal beceriyi de kapsıyordu. Başlıklarımızı şöyle belirledik: Gözlemleme, özetleme, çözümleme, bilgi toplama, çıkarım yapma, gözleme dayalı tahmin yürütme, mevcut bilgiye-veriye dayalı tahmin yürütme, yapılandırma, yorumlama, yansıtma, muhakeme (akıl yürütme) ve değerlendirme. Gerek ön çalışmalarda gerekse fotoğraflama aşamasında, birbirinin içine geçen bu becerilerin hepsini karşılaması açısından da işlevsel bir projeydi.

Fotoğraf sanatçısı Yusuf Aslan’ın çektiği fotoğrafı çocuklarla müfredattaki “erdem”, “değer” ve “eylem” çerçeveleri içinde konuştuk. “Konuşan nesneler” dediğimiz, her nesneyi konuşturma odaklı, dans, drama, oyun ve hareket terapisini de kapsayan bir çalışmaydı. Aynı fotoğrafa bakıp kaç farklı şey gördüğümüzü ve fotoğrafın kaç farklı anlamı ve değeri olabileceğini bulmaya çalıştık.

Suyun sonsuz sayıda eylemi ve hikâyeleri…

Son olarak, çocuklarla suyun özelliklerini de çalıştık. Donar, buharlaşır, kaynar, taşar, coşar, dalgalanır, fışkırır, sızar gibi sonsuz sayıda eylemin üzerinden geçerek, bunları değerlerle eşleştirdik. “Nurhak’ta ne dondu?” ya da “Nurhak’ta ne buharlaştı?” gibi sorulara cevap aradık. Örneğin, Nurhak’ta birkaç yıl öncesine kadar çalışan bir köy değirmeninin artık çalışmadığını gördük. “Donmuş” bir Nurhak geleneği olarak bu su değirmeninin fotoğrafını çektiler ve neden artık çalışmadığının hikâyesini yazdılar. “Suyun Doğal Senfonisi” üzerine, suyun hareketlerinden yola çıkarak Kahramanmaraş’ın altından girip üstünden çıkarak, hem kaybettiklerimizi hem de hâlâ süren pek çok şeyi konuştuk.

Projeye katılan çocukların ürünlerini pek çok yerde sergileyeceğiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Çocuk Hakları Festivali’ne, TÜYAP 42. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’na ve IBBY’nin bu yıl Kanada’da düzenlenecek uluslararası kongresine çocukların ve Türkiye’nin sesini taşıyacağız.

Benzer bir çalışmayı kendi okulunuzda öğrencilerinizle yapmak isterseniz, projenin tüm adımlarını linkteki sunum üzerinden inceleyebilirsiniz.