Keçi’de anlatılanlar #hepimizinhikayesi!
2014’te çıktığı yolda “inadına edebiyat” diyerek yürüyüşüne devam eden Keçi’nin 21. sayısı yayında! Günışığı Kitaplığı’nın düzenlediği konferans ve seminerlerin içeriğini yayınlama hedefiyle patikalarda uzun bir yürüyüşe çıkan Keçi, bugün geldiği noktada çağdaş edebiyata, eğitimde edebiyata, yayıncılığımıza ve okuma kültürümüze dair eşsiz bir arşiv ve başvuru kaynağı niteliğinde.
18. Eğitimde Edebiyat Semineri’nde, öğrencilerini edebiyatla buluşturmanın yaratıcı yollarını arayan, edebiyat gönüllüsü yüzlerce eğitimci bu kez ekran başında bir araya geldi. Sanatçılar, yazarlar, uzman konuşmacılar ve eğitimciler değerli birikimlerini paylaştılar, günün sonunda yine özgün bir içerik buketi çıktı ortaya.
Keçi’nin yeni KIŞ 2025 #eğitimdeedebiyat dosyasında neler var, hangi konular işleniyor, gelin birlikte bakalım…
Sevgili Ahmet Ümit, edebiyatın muhteşem bir etkinlik oluşunu, hayatlarımıza nasıl etki edebildiğini, neden edebiyata çok ihtiyacımız olduğunu çarpıcı örneklerle anlatıyor. Bekir Ağırdır toplum olarak ortak ufkumuzu nasıl kaybettiğimizi, Miyase Sertbarut kitabın onu sıra dayağından kurtarışını, Doğu Yücel icatlara olan direnişini ve yapay zekâyla muhabbetini, Müren Beykan gençlerin yapay zekâ temasında yazdığı öykülerden yansıyanları, Banu Kanıbelli müzik ve edebiyatla nasıl bir ilişki içinde olduğumuzu, Sevgi Arıoğlu kütüphaneci ile öğretmen işbirliğinden doğabilecek mucizeleri, Nilay Yılmaz da suyun sesine kulak veren ve iyileştiren hikâyelerle donatılmış bir projeyi paylaşıyor. Yaratıcı Okuma Uygulamaları’na uzun yıllardır emek veren sevgili Mine Soysal’ın sorularını, öğrencilerini edebiyatla buluşturmanın yaratıcı yollarını arayan, deneyen ve uzun yıllardır birçok proje yürüten iki ortaokul öğretmeni cevaplıyor; yaratıcı okumaların öğretmeni ve öğrenciyi nasıl değiştirebileceğini tartışıyorlar.
“Sadece kitapların, edebiyatın bizlere sunduğu ince duyguları konuşabilsek keşke!”
Mine Soysal’ın 18. Eğitimde Edebiyat Semineri’nin açılışında kurduğu bu cümle, Günışığı Kitaplığı’nın 30 yıllık serüveninde kurduğu hayallerden sadece biri. Tıpkı her yaştan okurumuz gibi biz de giderek zorlaşan dünya ve ülke koşullarında bu “ince duygulara” tutunarak yürüyoruz. Keçi, bu uzun yürüyüş boyunca okuma kültürümüz için her gün yeni alanlar, olanaklar yaratmaya çalışan Günışığı Kitaplığı’nın “ince duygular” hiç unutulmasın diye sunduğu benzersiz bir hafıza.
Günışığı Kitaplığı 30 yaşında!
#hepimizinhikayesi










