Kütüphaneci ve Öğretmen İşbirliğiyle Eğitimde Fark Yaratmak
25 yılı aşkın süredir okul kütüphaneciliği yapan, Uluslararası Okul Kütüphaneciliği Derneği (IASL) ile Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu (IFLA) üyesi Sevgi Arıoğlu, hem Türkiye’den hem de dünyadan örneklerle öğretmen ve kütüphaneci işbirliğinin sunduğu fırsatları ve olanakları paylaşıyor.
Eğitimde, kütüphane işbirliğiyle tasarlanan ve uygulanan programların öğrencilerin sosyal, kültürel ve akademik süreçlerine etkisini, öğretmenlerin kütüphanecileri bir partner olarak konumlandırdıklarında neleri mümkün kılabileceklerini yansıtmak istiyorum.
Dünya genelinde okuma kültürü gelişmiş, eğitimde başarıları yüksek ülkelerin ortak bir noktası var: güçlü kütüphane iş birlikleri. Polonya, her okulda kütüphane ve profesyonel kütüphaneci istihdamıyla Avrupa’nın okuma alışkanlıklarında lideri. Avustralya’da okulların %70’inden fazlasında öğretmen-kütüphaneci modeli uygulanıyor. Finlandiya’da okul kütüphaneleri halk kütüphaneleriyle entegre çalışıyor; PISA (Programme for International Student Assessment – Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) sonuçlarına baktığımızda, bu işbirliğinin eğitime doğrudan yansıdığını görüyoruz. Güney Kore’de 11 bini aşkın okul kütüphanesi var ve hepsi zorunlu profesyonel kütüphaneciyle çalışıyor. Bu da disiplinli bir okuma kültürü oluşturuyor. Almanya ve Hollanda’da ise halk kütüphanesi danışmanları okullara düzenli destek veriyor.
PISA ve TIMSS (The Trends in International Mathematics and Science Study – Uluslararası Matematik ve Fen Bilimleri Çalışmalarındaki Eğilimler) verilerine göz attığımızda, Singapur, Finlandiya, Hollanda, Polonya ve Güney Kore gibi ülkeler sadece akademik testlerde değil, aynı zamanda öğrencilerin okuma motivasyonunda da dünyanın en üst sıralarında yer alıyor. Bütün bu örnekler, okuma kültürünü geliştirmenin sadece öğretmenin ya da öğrencinin sorumluluğu olmadığını gösteriyor. Okul, kütüphane ve toplum işbirliği olmadan kalıcı başarı yakalanmıyor.
Kanada, Alberta Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde kütüphaneci yetiştiren saygın bir isim olan Dianna Oberg, Kanada, ABD ve Avustralya’da 40 yıl boyunca araştırmalar yürüttü. Onun araştırmaları, yeterli personel ve kaynaklara sahip, nitelikli kullanılan okul kütüphanelerinin, öğrencinin standart testlerdeki performansını, genel okul performansını, okuduğunu anlama ve yorumlama gibi akademik performanslarını olumlu etkileyerek öğrenci başarısında %4 ile %20 arasında artış sağlanabileceğini gösterdi. Diğer araştırmalarda da okul kültürünün işbirliğine dayalı yapısına paralel öğrencilerin okuma tutumlarında iyileşmeler gözleniyor.
Resmi verilere göre her okulda kütüphane var! Peki kütüphaneci?
Türkiye’de resmi verilere göre her okulda kütüphane var. Peki, kütüphaneci yoksa kütüphane gerçekten işlevini yerine getirebilir mi? Bir mekân değil, bir öğrenme merkezi yaratmamız gerekiyor. Bu ancak öğretmenlerle, öğrencilerle ve yöneticilerle işbirliği içinde çalışan profesyonel kütüphanecilerle mümkün. Etkili ve nitelikli bir okul kütüphanesi kurmadan önce, IFLA tarafından yayımlanmış rehber ve bildiriler, okul yönetimi ve eğitim liderleri tarafından ayrıntılı incelenmelidir. Okulun ve kurumun vizyonuyla kütüphane programı, hizmetleri, kaynaklarının bütünlüğünü sağlamak için gerekli uygulamalar hakkında bilgi edinilmelidir. Bu rehber ve bildirilere IFLA web sayfasından erişilebilir.
Kütüphanelerin küresel sesi olan IFLA federasyonu manifestosunda, “Okul kütüphanesi, okumanın, sorgulamanın, hayal etmenin ve yaratıcılığın olgunlaştığı mekânlardır. Bunun için en kritik koşul, nitelikli kütüphane uzmanıdır,” diyor. Biz de ülkemizde eğitim profesyonellerinin özellikle bu konuya daha çok eğilmesi ve çocuklarımıza, gençlerimize bu fırsat ve olanağı sağlamanın yükümlülüğüyle yol almasını önemsiyoruz. Bunu yaparken açık erişimle ulaşabilecekleri IFLA’nın okul kütüphaneleri rehberinin temel unsurlarının incelenmesini ve küçük adımlar atarak topluma olan borcumuzu hep birlikte ödemeyi umuyoruz.
Devlet okullarındaki öğrencilerimize ve öğretmenlerimize müteşekkiriz. Çünkü onlar, gönüllü yürüttükleri çalışmalarla bir kütüphaneci uzmanın sunabileceği çalışmalara yakın ellerinden geldiği kadar okul toplumunu dönüştüren etkinlikler yapıyorlar. Ama bu yeterli mi, sürdürülebilir mi, üzerinde düşünmek gerekiyor.
Çocuk Kitapları Müzesi’nde tek bir kitap yok!
Biraz da kütüphanelerin edebiyata ve toplumla etkileşime yönelik yenilikçi, farklı ve cezbeden yaklaşımlarına dünyadan örneklerle göz atalım. Hollanda Çocuk Kitapları Müzesi, kitapları okumanın ötesinde yaşamanın büyülü cazibesini sunan muhteşem bir mekândır. İçeride tek bir kitap olmadığını görünce çok şaşırmıştım. Ama kütüphaneyi gezerken, insanların her odada ayrı bir kitabın içine girip kahramanının yolculuğunu yaşadığını anladım. Kıskandım. Japonya’da, Güney Kore’de, Çin’de güçlü işbirlikleri ile kurulan tematik kütüphaneler sayesinde çocukların, hem okuma kültürüyle hem de kütüphane mekânlarıyla kuvvetli bir bağ kurabildiklerini görüyoruz.
Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında olan “iklim eylemi” konusunda çevre bilincini oluşturmak amacıyla Seul’de (Güney Kore) açılan dünyanın en büyük Açıkhava Kütüphanesi, kütüphaneciliğin etki alanını yansıtan bir başka örnek. Okullardaki eğitim programlarında yer verdiğimiz eğitim, sağlık, iklim, adalet, cinsiyet eşitliği, barış, açlık, ekonomi, su ve kaynaklar gibi Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ülkemizden örnek vermek gerekirse, öğretmen ve kütüphane işbirliğiyle okulumuzda yürüttüğümüz “Anaokulu Doğa Okuryazarlığı” öğretim programından bahsedebilirim.
Küresel Risk Raporu önümüzdeki 10 yıl için iklim krizi, yapay zekâ ve dezenformasyon konusuna dikkat çekiyor. Sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerinin güçlendirilmesi zorunlu.
“Anaokulu Doğa Okuryazarlığı” programı, öğrencilerin içinde yaşadıkları doğada dört mevsimi yaşarken havanın ısınması, soğuması, yağmur ya da kar yağması, yaprakların dökülmesi, ağaçların yeniden yeşermesi, çiçeklerin açması, uçan kuşlar, doğadaki sesler, toprakta gezinen canlılar, değişen kıyafetleri görerek, dokunarak, dinleyerek ve inceleyerek öğrenmesini sağlıyor. Kütüphane, her mevsim için başka bir masal ve hikâye anlatımıyla, hatta yazar etkinlikleriyle programı destekliyor.
Nitelikli koleksiyon ve uzman kütüphaneciler tarafından yönetilen okul kütüphanelerinin sunduğu bilgi hizmetleri ve kaynaklarının çeşitliliği, özellikle pandemi sonrası ve yapay zekâ kullanımıyla farklılaştı. Küresel Risk Raporu önümüzdeki 10 yıl için iklim krizi, yapay zekâ ve dezenformasyon konusuna dikkat çekiyor. Sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerinin güçlendirilmesi zorunlu.
Okul kütüphaneleri tam da bu nedenle okuma kültürünü geliştirme, bilgi okuryazarlığı, dijital vatandaşlık, yapay zekâ, akademik dürüstlük, güvenilir bilgi kaynakları, eğitimler, ulusal ve uluslararası etkileşim fırsatları gibi işbirlikleri ile eğitimde fark yaratacak bir paydaştır. Bu paydaşlık, öğretmenlere öncelikle zaman yönetimi, takım çalışması, yaratıcı ve yenilikçi uygulamalar üretme, iş yükünü azaltarak sorumluluk paylaşma fırsatı yaratır. Daha az stres ve yüksek motivasyon sağlar.
Akademik başarıya doğrudan katkı!
Nitelikli kütüphane hizmetleri, eğitimde öğrencilerin okuduğunu anlama ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirir; onlara doğru bilgiye erişim ve dijital okuryazarlık kazandırır. Öğrencilere teknolojiyi ve bilgiyi bilinçli kullanma yetkinliği sağlar. Böylelikle öğrencilerde okuma kültürü gelişir ve yaşam boyu öğrenme alışkanlığı oluşur. Bütün bunlar akademik başarılarına doğrudan katkı sağlar. Ayrıca disiplinlerarası öğrenme ve proje çalışmalarını desteklediği için, öğrenciler sadece bir alana değil, farklı alanlar arasında köprü kurmayı da öğrenir.
Son olarak, kütüphaneci ya da öğretmen olarak çocuklarınızla deneyimleyeceğiniz bazı proje örnekleri paylaşmak isterim. IASL, her yıl farklı temalarda, farklı ülkelerle ortaklık kurabilmenin mümkün olduğu uluslararası kitap ayracı projeleri düzenliyor. Bir konu hakkında dünyanın farklı yerlerindeki öğrencilerle bir hikâye oluşturma, resimleme ya da seslendirme şansı bulabilir, yine açık erişimle dünya çocuklarına sunabilirsiniz. Farklı dilde masalları dinleyerek ve kendi kültürümüzden bir masal anlatarak dünya çocuklarıyla kültürel etkileşimde olabilirsiniz. IFLA’nın 37 farklı dilde 530 resimli çocuk kitabı koleksiyonunu inceleyerek 53 ülkenin en iyi kitaplarını da inceleyebilirsiniz.
Kaosun ve bilgi kirliliğinin arttığı bir dünyada, güçlü yönlerimizi birleştirerek öğrencilerimizi düşünen, üreten, sorgulayan bireyler haline getirerek, hem bireysel hem de toplumsal bir direncin temellerini atmalıyız. Bu birlikte mümkün.












